“Tanrı bile bu gemiyi batıramaz!” denen fakat, ilk yolculuğunda batan Titanic’in fazla bilinmeyen bir de kardeşi vardır. Bu kardeş Britannic’tir.
Birbirlerinin ikizi olarak yapılan bu gemilerin kaderleri de ortaktır.
Titanic gibi, transatlantik olarak tasarlanan Britannic bir süre Londra-New York arasında yolcu taşıdıktan sonra bu görevinden ayrıldır ve hastane gemisine dönüştürüldür.
Fakat, Britannic’in II. Dünya Savaşı’ndaki rolü oldukça kısa olacaktır. Akdeniz’de, Rodos açıklarında seyrederken deniz mayınına çarparak batar. Britannic’in batış hikayesi de Titanic’i aratmayacak cinstendir.
Gemi mayına çarpıp su almasına rağmen kaptan motorları durdurmamış ve çok da uzak olmayan karaya doğru hızla ilerleyerek gemiyi karaya oturtmayı hedeflemiştir. Ama yolcuların büyük bir çoğunluğu paniğe kapılıp kendilerini filikalara atmış ve filikaları denize indirmişlerdir.

Gemi ilerlerken burnu da giderek aşağı battığı için kıç tarafı yükselmiştir ve halen dönmekte olan pervaneler su yüzeyine çıkmıştır. Birkaç dakika sonra ise artık iyice su yüzeyine çıkan pervaneler etrafta yüzen filikaları çekerek parçalamıştır. Birçok insan filikalarda hayatını kaybetmiştir ve gemi aldığı suyla ağırlaşarak karaya ulaşamadan batmıştır.
Britannic’in sonu bu şekildedir. Daima kardeşinin gölgesinde kalmasına rağmen, onun hikayesi de en az kardeşininki kadar ilgi çekicidir.
Enteresanmış.. Hiç duymamıştım.
Bu yorum şu adresten gelmiştir: FriendFeed