Lord Kinross‘ un Atatürk adlı kitabı son zamanlarda okuduğum en güzel kitaplardan biridir. Bu yazıda kitabın içeriğine fazla değinmeden kitapla ilgili düşüncelerimi aktaracağım.
Kitapla ilgili ilk aklıma gelen şey akıcı olduğudur. Oldukça uzun bir kitap olduğunu göz önüne alırsak bu artının ne kadar önemli olduğunu anlayabiliriz.
Ayrıca kitap geleneksel tarih kitapları tarzından tamamen çıkarak okuyucuyu adeta bir roman okuyor havası içine sokuyor. Kısacası bir adamın ulusunu kurtarmak için yaptığı mücadelenin roman tadında aktarılması diyebiliriz.
Tabiki bu romanda, bize anlatılan resmi tarihle uyuşmayan birkaç nokta var. Hatta çoğumuza göre kabul edilemez, gerçekle alakası olamayacak iddialar da mevcut. Bu iddiaların ne kadarı doğru ne kadarı yanlış bilmek zor fakat genel olarak Atatürk’ün ne düşündüğünü, nasıl bir millet ortaya çıkarmak istediğini ve bunu nasıl başarabileceğini anlamaya çalışırsak işte o zaman Atatürk’ ün yaptıklarının amacını anlayabiliriz. Eğer hata yaptıysa, yaptığı hataların sebebini anlayabiliriz.
Yazar da tam olarak bunu başarmaya çalışmış ve bize sürekli Atatürk’ ün iç dünyasından ve karakterinden bahsetmiştir. Bu sayede kitap boyunca kendimizi Atatürk’ ün yerine koyabiliyoruz, verdiği kararların önemini anlayabiliyoruz diyebilirim.
Toparlamak gerekirse Türkiye’ nin kuruluşuyla ilgilenen yada “Atatürk kimdir, neler yapmıştır? Bir de yabancı birinden okuyayım“ diyenler varsa bu kitabı öneririm.

(2 oy, ortalama: 4,50 / 5)

Lord Kinross‘ un Atatürk adlı kitabı son zamanlarda okuduğum en güzel kitaplardan biridir. Bu yazıda kitabın içeriğine fazla değinmeden kitapla ilgili düşüncelerimi aktaracağım.
Bu yorum şu adresten gelmiştir: FriendFeed
romanda kabul edilmez gerçekle alakası olmayan iddalar neler olabilir sizce?
Aslında bana göre kabul edilemez, gerçekle alakası olamayacak iddialar yok. Burada kitapta verilen her bilgi doğrudur diye bir iddiada da bulunmuyorum fakat bariz bir şekilde “bu yalandır” diyebileceğim bir bilgiye de rastlamadım doğrusu. Ama Türkiye’ deki birçok insanın Atatürk ile ilgili “kalıplaşmış” düşüncesi olduğu için o okuyucuların kabul edemeyeceği şeyler olduğunu düşünüyorum. “Kabul edilemeyecek” bu gerçekler Atatürk’ ün kadınlarla içki alemleri yaptığı, kişisel hırsı yada kızgınlığı neticesinde idamlar yaptırdığı, milli mücadeleden sonra Kazım Karabekir ve diğer paşaları tasfiye etmeye çalışması şeklinde sıralanabilir.
evet bende düşündüm ve çok fazla birşey bulamadım siz,n dedikleriniz dışında Hasan Tahsinden hiç bahsetmemiş ve sürekli gece hayatına düşkünlüğü kendını begendıgınden bahsetmesı okurken benı sınır ettı doğrusu tamam bunlar olabılır ama her bölümde de bahsedilmezki kitab 60 bölümden oluşuyor..
Evet, Atatürk’ ün kişisel özellikleri ve davranış biçimleri üzerinde çok durulmuş fakat kitabın genel olarak biyografi niteliğinde olduğunu düşünürsek, bu o kadar da anormal gelmez. Neticede yazar bize Atatürk’ ü tanıtmaya çalışıyor.