21. yüzyılda artık birçok ülkede insan hakları yerleşmiş bir kavramdır. Belki geri kalmış ülkeler arasında fazla yaygın değilse de bu ülkeler de batı tarafından demokratikleştirilmektedir(!) Bu süreçte batılı devletler öğretmen, doğulu devletler öğrenci rolünü almışlardır. Ama bazı durumlarda öğrenciler de öğretmenlerine ders verebilir.
Yeri geldiğinde dağdaki teröristi bombalayan Türkiye’ye “İtidalli olun, Irak’ın egemenlik hakkına saygı gösterin, sivil kayıplar konusunda endişeliyiz” diyen Avrupa, nedense dağı-taşı değil de koskoca bir şehrin merkezini bombalayan İsrail’e aynı “itidalli olun” çağrısını yapamıyor. Filistin’in egemenlik hakkına gelince ise “Hamas terörist bir örgüt ve Filistinliler Hamas’ı seçti. O zaman sonuçlarına da katlanırlar. Biz Filistinlileri değil Hamas’ı hedef alıyoruz.” diyor İsrail. Tamam da teröristle bile savaşmanın bir adabı vardır. Hamas Gazze’ye konuşlandı diye koskoca Gazze’ye ambargo uygulamak Hitlerin, “Yahudiler zehir saçıyor, bu yüzden gettolarda tutulmaları lazım” demesi ile aynı.
Bütün bunlar dünyanın gözü önünde oluyor ve bunları görmemek epey de çaba istiyor aslında. Gerçi batı devletleri daha önce de böyle olayları gör(e)memişti, onlar için pek zor olmuyor herhalde.
Burada görev, içinde insan sevgisi olanlara düşüyor. Filistin’in, bütün müslümanları terörist, bütün musevileri de siyonist olarak gören zihniyetten uzak, içinde salt insan sevgisi olanlara ihtiyacı var. İki tarafın da önyargılarından sıyrılması gerekiyor. Ancak bu şekilde yaralar sarılabilir ve kabuk bağlayabilir.
Olayı “Kahrolsun Yahudiler!” boyutuna getirenler için şu yazıyı öneriyorum.

(3 oy, ortalama: 4,67 / 5)

21. yüzyılda artık birçok ülkede insan hakları yerleşmiş bir kavramdır. Belki geri kalmış ülkeler arasında fazla yaygın değilse de bu ülkeler de batı tarafından demokratikleştirilmektedir(!)
Bu yorum şu adresten gelmiştir: FriendFeed