İslamda Bilimin Yükselişi ve Çöküşü / Cengiz Özakıncı

İslamda Bilimin Yükselişi ve Çöküşü

Cengiz Özakıncı’nın İslamda Bilimin Yükselişi ve Çöküşü adlı kitabını geçen hafta bitirdim. Oldukça akıcı bir kitap olduğu için kısa zamanda okuduğumu söyleyebilirim. Daha önce de aynı yazarın, Türkiye’nin Siyasi İntiharı: Yeni Osmanlı Tuzağı kitabını okuduğumdan dolayı yazarın dili yabancı gelmedi.

Uzun zamandır aklımı kurcalayan bir soru vardı:  Neden, İslam kültürü yerleşmiş ülkeler bu kadar geri kalmıştır?

Etrafımıza baktığımızda bir tek bile gelişmiş İslam ülkesi görmüyoruz. Hatta bırakın gelişmeyi, birçoğunun daha doğru düzgün bir yönetim sistemleri bile yok. 21. yy’da krallıklar ve kabilelerle yönetilen İslam ülkeleri var. Krallık derken yanlış anlamayın, İngiltere ve Belçika’da olduğu gibi demokrasinin oturduğu ve bireysel hakların güvencede olduğu bir krallıktan bahsetmiyorum. Kralın emrinin kanun olduğu, bireysel hak denen bir şeyin olmadığı krallıklardan bahsediyorum.

Günümüz dünyasında teknoloji üreten ve dünyaya yön veren ülkeler, G-8 kuruluşu adı altında toplanmışlardır. Bunlar; Amerika Birleşik Devletleri, Birleşik Krallık, Almanya, Fransa, Japonya, Rusya, İtalya ve Kanada’dır. Gördüğünüz gibi ezici bir çoğunluğu Hristiyan kültürden gelmesine rağmen Hristiyanlıkla uzaktan yakından alakası olmayan bir kültürden gelen Japonya da G-8′in içindedir. Bu nedenle geri kalmışlığı İslam’a maledemeyeceğimiz gibi, gelişmişliği de Hristiyanlığa mal etmek doğru olmaz düşüncesindeyim.

Aslında her dinin kendi içinde gerici ve ilerici yanları vardır. Bu biraz da yorumlamaya bağlıdır. Örneğin İslam’ın ilk yayılmaya başladığı zamanlarda yapılan savaşlardan sonra müslümanlar, ellerindeki gayrimüslim esirleri “her esirin 4 müslümana okuma yazma öğretmesi” koşuluyla bırakıyordu. İslam’ın bilime bakışı açısından çok önemli bir örnektir.  Bu örneği göz önüne alarak İslam’ın ilerici bir din olduğunu rahatlıkla söyleyebiliriz. Peki bundan aşağı yukarı 1300 yıl sonrasına bakalım ve devrin en büyük İslam devletini inceleyelim, Osmanlı Devleti‘ni. Elinden geldiğince İslam kültürünü uygulamış ama bir yerlerde bir yanlışlık olmalı ki nüfusun çok küçük bir bölümü okuma yazma biliyor. Bu sonucu salt “İslam’ın yanlış yorumlanması” olarak da görmüyorum. Daha ciddi bir sıkıntı olmalı ki, bu kadar “yanlış anlaşılma” olsun. Malesef İslam ülkeleri daha 600′lü yıllarda aşılan okuma-yazma sorununu 20. yy’da aşamamışlardır. Ne oldu da İslam, 21. yy’a bu şekilde yansıdı? İşte Cengiz Özakıncı‘nın kitabında bu soruların cevaplarını bulacaksınız. Kitapta sadece İslam değil, bütün semavi dinler, gericiliği ve ilericiliği ile incelenmiş.

Sorularımın cevabına gelince, bence sorunun temeli daha önce de bahsettiğim gibi “İslam’ın yanlış yorumlanmasına” dayanmıyor. Çünkü çoğu kişi İslam’ı yorumlamıyor bile. Eğer yorumlarsa-tabi ciddi bir zeka problemi yoksa- en azından okuma yazma bilmesi gerektiğini anlar. -Halbuki Osmanlı Devleti’ne bakarsak bir çok kişinin bunu anlamadığını görürüz.-Ama çoğu kişi yorumlamak yerine bir hocaya gidip hocanın dediklerini %100 doğru kabul ederek hayatına devam etmeyi tercih ediyor. Sorgulamayan, araştırmayan bu zihniyet, zaman içinde dini bambaşka yerlere taşımıştır. “Gelişmekte olan ülke” sayılan Türkiye’de bile -çok zaman değil daha birkaç yıl önce- “Haydi Kızlar Okula” kampanyası vardı. Aslında gerekli olan, ama sonuç olarak hangi seviyede olduğumuzu göstermesi açısından utanmamızı gerektiren bir kampanyaydı.

Eğer gerçekten okursak, araştırırsak ve herşeyden önemlisi sorgulama cesaretini gösterebilirsek gerçek İslam’a ulaşılabileceğini düşünüyorum.

Bu kitabı, dinlerin tarihi ile ilgilenen ya da genel olarak tarih ile ilginen herkese öneriyorum.

Okuduğum ve eleştirisini yaptığım bütün kitapları görmek için burayı tıklayın.

Yener Yıldız

Bilgisayar mühendisliği okuyorum, zaman buldukça yazıyorum. Ayrıntılar için hakkımda sayfasına bakabilirsiniz.

Yazara ait tüm yazılar →

1 Comment 1 Tweet

Yorum yap

1 Yorum.

  1. Cengiz Özakıncı’nın İslamda Bilimin Yükselişi ve Çöküşü adlı kitabını geçen hafta bitirdim. Oldukça akıcı bir kitap olduğu için kısa zamanda okuduğumu söyleyebilirim. Daha önce de aynı yazarın, Türkiye’nin Siyasi İntiharı: Yeni Osmanlı Tuzağı kitabını okuduğumdan dolayı yazarın dili yabancı gelmedi.

    Bu yorum şu adresten gelmiştir: FriendFeed

Yorum Yap


[ Ctrl + Enter ]

Additional comments powered by BackType