ZAAL

Zonguldak Atatürk Anadolu Lisesi, namıdeğer ZAAL. Mezun olalı iki sene oldu ama okuldaki ilk günümü dün gibi hatırlıyorum. Daha çömez olduğumuz için bahçenin en solundaki sıraya sokmuşlardı bizi, yavaş yavaş sağa geçmiştik seneler ilerledikçe.

Çok da yoğun olmayan LGS çalışmasından sonra artık lisenin ilk senesine(Hazırlık) “yatarım artık” gözüyle bakıyordum o günlerde. Tabi daha İngilizce derslerine girmemiştim. Feride Hoca ilk hafta içinde, ilkokul ve ortaokulda öğrendiğim bütün İngilizceyi bitirince bende bi “noluyoruz lan” durumu oluştu. Bir de abimin bir sene önce İngilizce ile ilgili yaşadığı sıkıntıları hatırlayınca ufak bir tırsma geldi. Neyseki bu tırsma sayesinde idare edecek şekilde halletmeyi başardım İngilizceyi. -Yumurta, kapı meselesi- Hazırlık sınıfında 4 gelen İngilizcem seneler ilerledikçe 3 ve 2′den 3′e kadar düştü. Zamanla unutuluyor tekrar edilmeyince.

İlk senem okuldaki en ilginç senem oldu aynı zamanda. Kolay değil ilk dört saat İngilizce, moladan sonra iki saat daha İngilizce. -Yazarken bile ruhum daralıyor- Hele de benim gibi kendini “sayısalcı” gören bir öğrenci için. Adapte olma evresi epey uzun sürdü, ilk önce -hocanın da tavsiyesiyle- üç senedir kullanmadığım kırmızı kalemi kullanmaya başladım. Düzenli defter tuttum vs..

Altı saat ingilizceden sonra bir de Almanca vardı. Almanca yüzünden dört senelik lise hayatım boyunca hiçbir yarıyılda hiçbir şey alamadım. Allahtan hoca insaflı(!)ydı da sene sonunda 2 verip sınıf geçmemizi sağlıyordu. “geçmemizi” diyorum çünkü “okulun” yarısının Almancası benimkinden iyi değildi. Hatta hoca kopya çekenleri önlemek için “iyiler” ve “kötüler” i ayrı sınıflara yerleştirirdi. Bu durumda  sınıfın yarısı 5, kalan yarısı da 1 alırdı doğal olarak.

Ömrümüz artikel boşluklarının hepsine “das,das,das” yazmakla geçti. En garanti puan aldığım kısım bu artikel kısmıydı. Az, ama garanti puan alıyordum. Bu arada Almancadan aldığım en düşük not 10. Bunu da son sınavlardan birinde aldım zaten.  “ne alırsam alayım 2 düşecek” mantığı ve “bu nasılsa son, başlarım sınavına” psikolojisiyle girmiştim ve sadece 3-4 soruya bakıp çıktım. Güzel günlerdi.

Bazen hocalar sınavda sorduğu soruları bile çözemezlerdi, koskoca bir ders saatinde sadece 2 soru çözerdik. Ama okulun iyi hocaları da vardı, hakkını yememek lazım. Öğlen arasında benimle konuşmak için yemeğini yarıda bırakan hocalar da vardı.

Şaka bir yana, gerçekten güzel günlerim geçti bu okulda. En azından okul bittikten sonra hala görüştüğüm birkaç kişi var. Bu bile tek başına yeter, ZAAL‘ı sevmem için.

Yener Yıldız

Bilgisayar mühendisliği okuyorum, zaman buldukça yazıyorum. Ayrıntılar için hakkımda sayfasına bakabilirsiniz.

Yazara ait tüm yazılar →

1 Comment 1 Tweet

Yorum yap

5 Yorum.

  1. Zonguldak Atatürk Anadolu Lisesi, namıdeğer ZAAL. Mezun olalı iki sene oldu ama okuldaki ilk günümü dün gibi hatırlıyorum.

    Bu yorum şu adresten gelmiştir: FriendFeed

  2. Caner Yolcu

    Evet güzel günlerdi zaal günleri film gibi anılarımız oldu bu okul sayesinde :razz:

  3. Gerçekten öyle oldu :)

  4. Sınıfın yarısı 5 yarısı 1 almıyordu, yarısı 0 yada 1, diğer yarısı 3 yada 4 alıyordu :) Allaha şükür hep iyiler sınıfındaydım :D

  5. Erol Hoca senle az özel konuşmamıştı, al artık o kadarını da :)

Yorum Yap


[ Ctrl + Enter ]

Additional comments powered by BackType