Ağustos 10, 2010
by Yener YILDIZ
3 yorum
Yukarıda gödüğünüz fotoğrafta bir kız çocuğu gözüküyor, buradan bakıldığında ne kadar da masum öyle değil mi? Oysa resmin tamamı bu değil, resmin tamamını yazının sonunda paylaştım. Fakat yazıyı okuduktan sonra bakmanızı tavsiye ederim.
Savaş, insanlığın başlangıcından beri var olan bir kavram. Dünyada kimsenin kimseyle savaşmadığı bir zaman dilimi bulmak gerçekten çok güç, muhakkak ki birileri bir yerde ölüyor-öldürüyor. Düzenin bu şekilde işlediği dünyada ise artık çoğu kişi bunları kanıksadı. Hele bazı ülkelerde ölüm haberleri sıradanlaştı bile.
“Bugünkü saldırılarda 4 kişi yaşamını yitirirken 3 kişi de ağır yaralandı. Şimdi de hava durumuna geçiyoruz…”
(daha fazla…)
Blogum
Haziran 1, 2010
by Yener YILDIZ
1 yorum
21. yüzyılda artık birçok ülkede insan hakları yerleşmiş bir kavramdır. Belki geri kalmış ülkeler arasında fazla yaygın değilse de bu ülkeler de batı tarafından demokratikleştirilmektedir(!) Bu süreçte batılı devletler öğretmen, doğulu devletler öğrenci rolünü almışlardır. Ama bazı durumlarda öğrenciler de öğretmenlerine ders verebilir.
Yeri geldiğinde dağdaki teröristi bombalayan Türkiye’ye “İtidalli olun, Irak’ın egemenlik hakkına saygı gösterin, sivil kayıplar konusunda endişeliyiz” diyen Avrupa, nedense dağı-taşı değil de koskoca bir şehrin merkezini bombalayan İsrail’e aynı “itidalli olun” çağrısını yapamıyor. Filistin’in egemenlik hakkına gelince ise “Hamas terörist bir örgüt ve Filistinliler Hamas’ı seçti. O zaman sonuçlarına da katlanırlar. Biz Filistinlileri değil Hamas’ı hedef alıyoruz.” diyor İsrail. Tamam da teröristle bile savaşmanın bir adabı vardır. Hamas Gazze’ye konuşlandı diye koskoca Gazze’ye ambargo uygulamak Hitlerin, “Yahudiler zehir saçıyor, bu yüzden gettolarda tutulmaları lazım” demesi ile aynı. (daha fazla…)
Blogum
Mayıs 28, 2010
by Yener YILDIZ
2 yorum
Haiti’de deprem oldu, birçok kişi yaşamını yitirdi. Yaşamına devam edenler ise uzun süre açlık ve konaklama gibi sorunlarla boğuşmak zorunda kaldı. Bütün dünyanın olmasa da, birçok ülkenin yardımını aldı Haiti. Maalesef bütün yardımlara rağmen Haiti halkının bir nebze olsun rahatlaması epey zaman aldı/alıyor.
Bunun nedenlerinden biri de elbette yardımların Haiti’ye geç ulaşmasıydı. Bütün dünya, bir parça ekmek için izdiham yaşayan topluluğun görüntülerini gördü. İnsan olanların yüreği burkuldu. Fakat bazı yürekler vardı ki onlar çok da burukluk yaşamadılar. Belki de yaşadılar, -önyargılı olmamak lazım- ama fiiliyata geçiremediler besbelli. Petrol zengini birçok Arap ülkesi maalesef yeterince duyarlı davran(a)madı bu felakete. Yeri geldiğinde -Filistin meselesi- haklı olarak bütün dünyaya insanlık dersi veren bu ülkeler konu Araplar ya da İslam olmadığı sürece nedense pek sessiz kalıyorlar.
Bugünlerde çok ironik bir olay yaşıyoruz. Beğenmedikleri, acımasızlıkla ve ikiyüzlülükle suçladıkları batı devletleri¹, Gazze‘ye insani yardım götüren bir deniz filosuna yardım ediyor. Çünkü onlarda, bu bağnaz insanların anlayamadığı bir şey var. Onlar insana, sadece insan olarak bakıyorlar. Felaketi yaşayan insanların müslüman, hristiyan, musevi yada budist olmaları onları ilgilendirmiyor. (daha fazla…)
Blogum
Nisan 4, 2010
by Yener YILDIZ
1 yorum
Tam 57 yıl önce bugün bir daha kolay kolay unutulmayacak bir olay yaşandı. TCG Dumlupınar adlı donanmamıza bağlı denizaltımız bir İsveç şilebiyle çarpışarak battı ve 81 denizcimiz şehit oldu.
NATO tatbikatından dönen denizaltımız Çanakkale yakınlarında bir İsveç şilebiyle çarpışmış ve hızla batmıştır. Geminin battığı haberi yetkililere ulaşır ulaşmaz arama – kurtarma faaliyetlerine başlanmış, malesef 72 saat süren kurtarma çalışmaları sonuçsuz kalmıştır. (daha fazla…)
Blogum
Mart 27, 2010
by Yener YILDIZ
1 yorum
İlkokulda hepimize anlatılmıştır bu masal. Aslında Osmanlı Devleti 1. Dünya Savaş’ ında yenilmedi ama müttefiki Almanya yenildiği için o da yenik sayıldı. Hepimiz belli bir yaşa gelince bunun yanlış olduğunu öğrendik. Peki neden bize böyle öğrettiler hiç düşündük mü? Düşünmediyseniz gelin biraz düşünelim.
Malum tarihimiz şanlı zaferlerle dolu fakat dikkat edersek bize anlatılan tarihte, kazandığımız savaşlar uzun uzun anlatılırken, yenildiğimiz savaşların özeti “Osmanlılar geri çekildi” den ibarettir. Bunun amacını bir yere kadar anlayabilirim. Yeni nesillere övünülecek bir tarih bırakmak akıllıca bir iştir fakat bunu abartıp “Biz Türküz bize kimse birşey yapamaz” noktasına getirirsek büyük yanlış yapmış oluruz.
(daha fazla…)
Blogum
Aralık 9, 2009
by Yener YILDIZ
1 yorum
“Tanrı bile bu gemiyi batıramaz!” denen fakat, ilk yolculuğunda batan Titanic’in fazla bilinmeyen bir de kardeşi vardır. Bu kardeş Britannic’tir.
Birbirlerinin ikizi olarak yapılan bu gemilerin kaderleri de ortaktır.
Titanic gibi, transatlantik olarak tasarlanan Britannic bir süre Londra-New York arasında yolcu taşıdıktan sonra bu görevinden ayrıldır ve hastane gemisine dönüştürüldür.
Fakat, Britannic’in II. Dünya Savaşı’ndaki rolü oldukça kısa olacaktır. Akdeniz’de, Rodos açıklarında seyrederken deniz mayınına çarparak batar. Britannic’in batış hikayesi de Titanic’i aratmayacak cinstendir.
Gemi mayına çarpıp su almasına rağmen kaptan motorları durdurmamış ve çok da uzak olmayan karaya doğru hızla ilerleyerek gemiyi karaya oturtmayı hedeflemiştir. Ama yolcuların büyük bir çoğunluğu paniğe kapılıp kendilerini filikalara atmış ve filikaları denize indirmişlerdir. (daha fazla…)
Blogum
Aralık 8, 2009
by Yener YILDIZ
9 yorum
İngilizler genellikle Avrupalı halklara göre daha farklı yerdedir. AB’ye girip para birimini değiştirmeyen tek ülke İngiltere’dir mesela.
Yeri gelir “üzerinde güneş batmayan ülke” olur.
Yeri gelir lakabı “İngiliz Aslanı” olur.
Bildiğiniz üzere, İngiltere’nin trafiği de ters akar. Fakat bilinenin aksine bunun nedeni İngilizlerin özelliği değil, tamamen tarihsel bir süreçtir.
Napolyon, zamanında bütün ‘Kıta Avrupası’nı işgal etmiştir ve bu yerlerde kendinden bir hatıra olarak, trafiği ters yöne çevirmiştir. İngiltere ise, işgale uğramadığı için trafiğinde bir değişme olmamıştır.
Bugün, birçok insanın İngiltere’nin bir özelliği sandığı trafik şekli bir zamanlar bütün Avrupa’da geçerli olan sistemdir aslında…
Blogum
Kasım 10, 2009
by Yener YILDIZ
6 yorum
Malum vizeler yaklaşıyor. Senenin bu dönemlerinde öğrencilerin kabusu olan vizeler başlar. 1. sınıflar, işin ciddiyetini yeterince farkedemese de 2. sınıflar olarak biz, önümüzdeki tehlikenin gayet farkındayız. Peki bu tehlikeye karşı neler yapıyoruz? Öncelikle belirtmek isterim ki vize öncesi dönem en az vize dönemi kadar önemlidir, bu nedenle vize öncesi durumu ayrıca anlatmak istiyorum.
Sınıfta yavaş yavaş “Baba napıyon ya, çalışıyon mu? Ben hiç çalışamıyom.” muhabbeti başlar. Bu sizin için bir işarettir, bir an önce çalışmaya başlasanız iyi olur! Zira çan diye birşey vardır ve sınıfta deyim yerindeyse “köpek gibi” çalışan birkaç arkadaş mutlaka bulunur.
Daha sonra herkes birbirinden fotokopi çekme derdine düşer. Küslükler giderilir, merhaba demediğin adamlarla 3-4 günlüğüne kanka oluverirsiniz. Bilgi paylaşımı had safhaya ulaşır. Eee ne de olsa herşey ilim için!
Bazı arkadaşlar (yukarıda anlatıldığı üzere) ders çalışmaya biraz(!) erken başlar, bazıları ise son hafta gelene kadar kasmazlar. Son hafta gelince ise ezici bir çoğunluk elinden geldiği kadar çalışır. Ama “Ben çalışmıyorum olum” muhabbeti sınavlar başlayana kadar sürer gider.. (daha fazla…)
Blogum