Alican Kara’nın Güzel Anısına

12345 (Henüz oylanmadı)
Loading ... Loading ...

22 Mart 2010 tarihi, bundan sonra buruk bir şekilde hatırlayacağım gün olarak hayatıma girdi. İlkokul ve ortaokulu beraber geçirdiğim arkadaşım vefat etti bu günde. Benim için inanması gerçekten zor oldu, ilk önce anlam veremedim, aslında hala da tam olarak anlam verebilmiş sayılmam.

Kolay değil, 20 yıllık hayatınızın 8 senesini beraber geçirdiğiniz birinin öldüğüne inanmak.Hani derler ya “her ölüm erken ölümdür” diye, bu gerçekten çok erkendi, üstelik de Alican‘a ölmek hiç yakışmıyordu. Aslında ölmek kimseye yakışmaz ama Alican‘a daha bir yakışmadı. (daha fazla…)

Hepimiz Hayvanız!

12345 (4 oy, ortalama: 4,75 / 5)
Loading ... Loading ...

Birkaç gün önce bir haber duyduk televizyondan, internetten yada bir arkadaşımızdan. Haberin kaynağı çok da önemli değil. “Galatasaray-Ankaragücü maçında bir taraftar tribünden düştü, ağır yaralıymış” diye.  Meğer düşmemiş.

Aslında olay çok basit. “Galatasaraylıların arasına Beşiktaşlı biri girip tezahürat yapmış. Tribündekilerden biri de tartaklamak için adamın üzerine yürüyünce adam da kendini kurtarmak için aşağı atlamış ama kötü şekilde düşünce ağır yaralanmış.” Masal gibi geliyor değil mi? (daha fazla…)

Şampiyon Beşiktaş – Kısa Metraj Film

12345 (3 oy, ortalama: 4,67 / 5)
Loading ... Loading ...

Türkiye’de futbol çoğu insan için gerçekten önemli, hatta epey önemli bir konudur. Futbolu fanatiklik seviyesinde yaşayan birçok kişi vardır. İngiltere’deki holiganlar kadar olmasa da Türkiye’de de biraz holiganlık vardır. Özellikle de gerilimi yüksek maçlarda çoğu zaman Türk taraftarlar sınıfı geçememektedirler. (daha fazla…)

Vize

12345 (2 oy, ortalama: 4,50 / 5)
Loading ... Loading ...

vizeMalum vizeler yaklaşıyor. Senenin bu dönemlerinde öğrencilerin  kabusu olan vizeler başlar. 1. sınıflar, işin ciddiyetini yeterince farkedemese de 2. sınıflar olarak biz, önümüzdeki tehlikenin gayet farkındayız. Peki bu tehlikeye karşı neler yapıyoruz? Öncelikle belirtmek isterim ki vize öncesi dönem en az vize dönemi kadar önemlidir, bu nedenle vize öncesi durumu ayrıca anlatmak istiyorum.

Sınıfta yavaş yavaş “Baba napıyon ya, çalışıyon mu? Ben hiç çalışamıyom.”  muhabbeti başlar. Bu sizin için bir işarettir, bir an önce çalışmaya başlasanız iyi olur! Zira çan diye birşey vardır ve sınıfta deyim yerindeyse “köpek gibi” çalışan birkaç arkadaş mutlaka bulunur.

Daha sonra herkes birbirinden fotokopi çekme derdine düşer. Küslükler giderilir, merhaba demediğin adamlarla 3-4 günlüğüne kanka oluverirsiniz. Bilgi paylaşımı had safhaya ulaşır.  Eee ne de olsa herşey ilim için!

Bazı arkadaşlar (yukarıda anlatıldığı üzere) ders çalışmaya biraz(!) erken başlar, bazıları ise son hafta gelene kadar kasmazlar. Son hafta gelince ise ezici bir çoğunluk elinden geldiği kadar çalışır. Ama “Ben çalışmıyorum olum” muhabbeti sınavlar başlayana kadar sürer gider.. (daha fazla…)

Yazılarınızı Nasıl Hayata Geçiriyorsunuz? /mim

12345 (2 oy, ortalama: 4,50 / 5)
Loading ... Loading ...

Bilgisayar Bugün Oğulcan Orhan’dan bir mim aldım. Mim konusu: “Yazılarınızı nasıl hayata geçiriyorsunuz?

Öncelikle belirtmek isterim ki, yazdığım yazıların okunmaya değer olmasına gerçekten önem veriyorum. Tabiki herkes bu konuya önem verir ama benimki biraz daha fazla diyebilirim. Tam olarak içime sinmeyen bir yazıyı, cümleyi ya da herhangi bir kelimeyi kesinlikle yayınlamıyorum.

Yazı yazmadan önce konu hakkında ne kadar bilgim olduğunu ve bu bilginin gerçekten yeterli olup olmadığını ciddi anlamda sorguluyorum. Konu hakkında yazılmış yazıları inceliyorum ve güzel bir fikir üretirsem bunu yazıya geçiriyorum. Yazarken başkalarından esinlenmemeye dikkat ediyorum, eğer yazacaksam tamamen kendimin ürünü birşey yazmak isterim.

Ön hazırlıklar bittikten sonra yazma işine geçiyorum. Fazla uzun yazılar yazmaktan hoşlanmadığım için genellikle lafı uzatmıyorum. Ana temayı anlatan basit bir fotoğraf ve birkaç paragraf yeterli oluyor benim için. (daha fazla…)

Ehliyet almak ve araba kullanmak arasındaki fark?

12345 (3 oy, ortalama: 4,67 / 5)
Loading ... Loading ...

19 yaşında ehliyeti aldım. Benim için zor olmadı pek. Dik bir yokuş, virajlı bir tünel, dörtyol ağzı olan sınav güzergahında dümdüz yol denk geldi bana. Diğer yerder de gelse pek bir sorun olmazdı aslında. Neticede sınava girenlerin %90′ından fazlası geçmiştir herhalde.

Ehliyeti aldıktan sonra sıra artık şehiriçine girmeye gelmişti. İlk gün gece geç saatlerde ve mahalle aralarında gezdik babamla. Ertesi günlerde yavaş yavaş daha canlı saatlerde ve daha işlek yerlere girdik. Aşağı-yukarı her gün yeni şeyler öğrendim, yaşayarak öğrenmek gerçekten etkili oluyor. Ve sonunda 5. gün meşhur gazipaşa (Zonguldak’ın en işlek caddesi)’ya çıktım. Bir kez stop ettirmenin dışında hatam yoktu:D Ertesi gün tekrar aynı turu atıp Zonguldak’ı baştan başa turladım. Bu sefer artık sıfır hata vardı.

Yaşadığım bu tecrübelerden sonra, geri geri park etme ya da rampada kalkma gibi, ehliyet almakla gerçekten araba sürmenin bambaşka şeyler olduğunu farkettim. Farkettiğim başka birşeyse yayaların çok dikkatsiz oluşlarıdır.

Merhaba!

12345 (3 oy, ortalama: 5,00 / 5)
Loading ... Loading ...

Adım Yener YILDIZ.  Süleyman Demirel Üniversitesinde Bilgisayar Mühendisliği okumaktayım.  2. sınıfa geçtim bu sene.

Hobi olarak tarihle ilgilenirim,  az çok kitap okurum tabi genellikle tarih kitaplarını.  Doğma büyüme Zonguldaklıyım.  Fanatik olmamakla beraber Beşiktaş’ı tutarım.

İdealim bilgisayar mühendisi olmaktı ve bu amacıma ulaştığım için mutlu sayılırım.