Çocuklar Masumdur, Ya Aileleri?

12345 (4 oy, ortalama: 4,75 / 5)
Loading ... Loading ...

Yukarıda gödüğünüz fotoğrafta bir kız çocuğu gözüküyor, buradan bakıldığında ne kadar da masum öyle değil mi? Oysa resmin tamamı bu değil, resmin tamamını yazının sonunda paylaştım. Fakat yazıyı okuduktan sonra bakmanızı tavsiye ederim.

Savaş, insanlığın başlangıcından beri var olan bir kavram. Dünyada kimsenin kimseyle savaşmadığı bir zaman dilimi bulmak gerçekten çok güç, muhakkak ki birileri bir yerde ölüyor-öldürüyor. Düzenin bu şekilde işlediği dünyada ise artık çoğu kişi bunları kanıksadı. Hele bazı ülkelerde ölüm haberleri sıradanlaştı bile.

“Bugünkü saldırılarda 4 kişi yaşamını yitirirken 3 kişi de ağır  yaralandı. Şimdi de hava durumuna geçiyoruz…”

(daha fazla…)

İl Principe / Machiavelli

12345 (3 oy, ortalama: 4,67 / 5)
Loading ... Loading ...

İl Principe yani Prens, dünyaca ünlü Machiavelli‘nin siyasi düşüncelerini özetlediği oldukça ünlü eseridir. 1513 yılında yazılan bu eser günümüzde de hala politikacıları etkilemektedir. Yayıldıktan sonra “Makyavelizm” adı altında ideolojiye dönüşmüştür. Makyavelist ideolojinin temeli “Başarıya ulaşmak için her yol mübahtır” olarak özetlenebilir.

Kitap oldukça ince olmasına rağmen ağır bir kitap olarak nitelendirilebilir. Kitapta, temel siyasi olaylar karşısında verilmesi gereken tepkiler ve davranış biçimleri örnekler verilerek anlatılmıştır.

Çoğu kimsenin acımasızlıkla ve ikiyüzlülükle suçladığı bu ideoloji, açık açık hükümdarların siyasi kararlar verirken hiçbir dini yada ahlaki kurala bağlı kalmamasını, eğer bu iki kavramı politikaya karıştıracak olursa hükümdarın güç kaybedeceğini savunur. Kitaptan örnekler verecek olursak, gerektiği yerlerde halkına yalan söylemeyi, gerektiği yerlerde acımasızca halkı ezmeyi sağlık vermektedir. (daha fazla…)

Das Boot

12345 (2 oy, ortalama: 4,50 / 5)
Loading ... Loading ...

Sıcak yaz günlerinde benim gibi gecenin geç saatlerine kadar oturuyorsanız yapabileceğiniz iyi şeylerden biri de film izlemektir. Son izlediğim filmlerden biri ise das boot‘du.

Film 1981 yapımı, yani oldukça eski. Filmde 2. Dünya Savaşı sırasındaki bir  u-botun hikayesi anlatılıyor. Genel olarak savaş filmlerinde bolca sergilenen propagandadan uzak olan das boot‘ta, savaşın askerleri ne kadar zorladığını net bir şekilde görebiliyorsunuz. Özellikle de denizaltı yaşamı hakkında oldukça çarpıcı bir etki bıraktığını söyleyebilirim.

Görevi, atlantikte seyreden İngiliz ticaret gemilerini batırmak olan U-96 İngilizlerin taktiksel ve teknolojik olarak gelişmesi nedeni ile umulmadık bir şekilde avcı iken av konumuna gelir ve artık asıl amacı hayatta kalmaktır. denizaltıda ise bütün bu mücadeleyi izleyen ve kaydeden bir misafir vardır.

Filme on üzerinden 7 verebilirim, çünkü asıl amacı olan savaş ortamını ve denizaltı şartlarını yansıtmak görevini layıkıyla yapmış. (daha fazla…)

Filistin’in Dünyaya Verdiği Ders

12345 (3 oy, ortalama: 4,67 / 5)
Loading ... Loading ...

21. yüzyılda artık birçok ülkede insan hakları yerleşmiş bir kavramdır. Belki geri kalmış ülkeler arasında fazla yaygın değilse de bu ülkeler de batı tarafından demokratikleştirilmektedir(!) Bu süreçte batılı devletler öğretmen, doğulu devletler öğrenci rolünü almışlardır. Ama bazı durumlarda öğrenciler de öğretmenlerine ders verebilir.

Yeri geldiğinde dağdaki teröristi bombalayan Türkiye’ye “İtidalli olun, Irak’ın egemenlik hakkına saygı gösterin, sivil kayıplar konusunda endişeliyiz” diyen Avrupa, nedense dağı-taşı değil de koskoca bir şehrin merkezini bombalayan İsrail’e aynı “itidalli olun” çağrısını yapamıyor. Filistin’in egemenlik hakkına gelince ise “Hamas terörist bir örgüt ve Filistinliler Hamas’ı seçti. O zaman sonuçlarına da katlanırlar. Biz Filistinlileri değil Hamas’ı hedef alıyoruz.” diyor İsrail.  Tamam da teröristle bile savaşmanın bir adabı vardır. Hamas Gazze’ye konuşlandı diye koskoca Gazze’ye ambargo uygulamak Hitlerin, Yahudiler zehir saçıyor, bu yüzden gettolarda tutulmaları lazım” demesi ile aynı. (daha fazla…)

Yolumuz Haiti, Yükümüz İnsanlık!

12345 (4 oy, ortalama: 4,50 / 5)
Loading ... Loading ...

Haiti’de deprem oldu, birçok kişi yaşamını yitirdi. Yaşamına devam edenler ise uzun süre açlık ve konaklama gibi sorunlarla boğuşmak zorunda kaldı. Bütün dünyanın olmasa da, birçok ülkenin yardımını aldı Haiti. Maalesef bütün yardımlara rağmen Haiti halkının bir nebze olsun rahatlaması epey zaman aldı/alıyor.

Bunun nedenlerinden biri de elbette yardımların Haiti’ye geç ulaşmasıydı. Bütün dünya, bir parça ekmek için izdiham yaşayan topluluğun görüntülerini gördü. İnsan olanların yüreği burkuldu. Fakat bazı yürekler vardı ki onlar çok da burukluk yaşamadılar. Belki de yaşadılar, -önyargılı olmamak lazım- ama fiiliyata geçiremediler besbelli. Petrol zengini birçok Arap ülkesi maalesef yeterince duyarlı davran(a)madı bu felakete. Yeri geldiğinde -Filistin meselesi- haklı olarak bütün dünyaya insanlık dersi veren bu ülkeler konu Araplar ya da İslam olmadığı sürece nedense pek sessiz kalıyorlar.

Bugünlerde çok ironik bir olay yaşıyoruz. Beğenmedikleri, acımasızlıkla ve ikiyüzlülükle suçladıkları batı devletleri¹, Gazze‘ye insani yardım götüren bir deniz filosuna yardım ediyor. Çünkü onlarda, bu bağnaz insanların anlayamadığı bir şey var. Onlar insana, sadece insan olarak bakıyorlar. Felaketi yaşayan insanların müslüman, hristiyan, musevi yada budist olmaları onları ilgilendirmiyor. (daha fazla…)

Asker Bir Ulusun İntiharı/Japonya

12345 (2 oy, ortalama: 4,50 / 5)
Loading ... Loading ...

Edwin P. Hoyt‘ un  Asker Bir Ulusun İntiharı/Japonya kitabı şimdiye kadar okuduğum kitaplar arasında ayrı bir yere sahiptir. Bu kitap sayesinde Japonya‘ ya ve Türkiye’ ye olan bakışım fazlasıyla değişti.  Kitapta özetle Japonya‘ nın 1800′ lü yıllardan 1950 yılına kadar olan tarihi ve bugünkü Japonya‘ nın hangi şartlar altında kurulduğu anlatılıyor.

Japonya kitabını okuduktan sonra neden Türkiye ile ilgili fikirlerimin de değiştiğini merak edecek olursanız, Japonya’ nın sorunları ile Türkiye’ nin sorunlarının çok benzer olduğunu hatırlatmak isterim. Bugünkü Japonya ile kıyasladığınızda size ilginç gelecek ama 1800′ lerdeki Japonya ile olan ortak sorunlarımız şunlardı:

Her iki ülkede de modern dünyaya uyamama ve geri kalmışlık söz konusudur, iki ülkede de eski geleneklere bağlı kalma isteği şiddetli olduğu için batılılaşmaya ve reformlara karşı ciddi bir direniş vardır, üçüncü benzerlik ise ulusal gurur ve atalara saygıdır. En çok etkilendiğim benzerlik ise üçüncüsürüdür. Kitabı okumadan önce ciddi bir şekilde Türkler’ in dünyadaki en vatansever millet olduğunu düşünmeme rağmen artık ikinci olduğunu istemeye istemeye kabul etmiş durumdayım. (daha fazla…)

Hayvan Çiftliği / George Orwell

12345 (2 oy, ortalama: 4,50 / 5)
Loading ... Loading ...

Hayvan Çiftliği, son zamanlarda okuduğum en güzel kitaplardan birisidir. George Orwell‘ ın siyasi yergi niteliği taşıyan bu kitabı Sovyetler Birliği’ nin kuruluşunu ve sonrasında Stalin’ in devrimi nasıl yolundan saptırdığını anlatır.1945 yılında basılan bu kitap 2. Dünya Savaşı bitip de, İngiltere’ de sansür ortadan kalkana kadar fazla tanınmamıştır. Daha sonrasında ise dünyaca ünlü bir yapıt haline gelmiştir.

Kitapta her siyasi figür için farklı farklı hayvanlar vardır. Bazı hayvanların kimi temsil ettiği gayet açıkken bazı hayvanların kimi temsil ettikleri bugün bile tartışma konusudur.

(daha fazla…)

Isparta’ da Bir Berber

12345 (3 oy, ortalama: 4,67 / 5)
Loading ... Loading ...

Geçen günlerde Ispartalı bir berberle güzel bir sohbet ettik. Berberlerde geçen standart sohbetlere benzemiyordu hiç. Gerçekten güzel bir sohbetti.

Lafı hiç uzatmadan anlatacağım. Genelde berberler öğrenci olduğumuzu hemen anlayıp okulla ilgili sorular sorarlar:

>>Bölümün ne?

>>Kaçıncı sınıftasın?

>>Memleket nere?

Bu üç can alıcı sorudan sonra genelde muhabbet tıkanır. Bahsettiğim berberde ise ilginç bir şekilde devam etti. Berber bana, özelleştirme hakkında neler düşündüğümü sordu ve sorusunun ardından şöyle bir açıklama getirdi.

(daha fazla…)