
Loading ...
10/11/2010
by Yener Yıldız
0 comments
Bugün Atatürk’ün ölümünün 72. yıl 73.yıl dönümü. Koca bir millet yas tutuyor. Bu öyle sıradan bir olay değil. Çok az millet bu kadar sevebileceği bir lidere sahip olur. Tarih adeta unutulan liderler çöplüğüdür. Eskiden dünyayı yöneten, şehirlere adı verilen liderler bugün nefretle anılmaktadır. Atatürk ise kurduğu ülkenin halkları tarafından daima minnetle anılacaktır.
Atatürk’ün eseri de kendisi gibi kalıcı oldu. 1. Dünya Savaşı’ndan bugüne kadar nispeten bozulmadan gelen tek antlaşma Lozan Antlaşması’dır. Kurduğu ülke, topallayarak da olsa hala onun çizdiği yolda devam etmektedir. Sonsuza kadar devam etmesi dileğiyle… (daha fazla…)
Eleştirel

Loading ...
03/11/2010
by Yener Yıldız
6 comments
II. Abdülhamit, Osmanlı Devleti’ndeki padişahların kuşkusuz hakkında en çok tartışma çıkanıdır. Ne Kanuni Sultan Süleyman, ne de Fatih Sultan Mehmet bu kadar tartışılmamış, irdelenmemiştir. Bunun nedenlerinden biri de II. Abdülhamit’in siyasi görüşünün bugün bile karşılık bulmasıdır.
Bugün sağ cenah olarak adlandırabileceğimiz kesim Abdülhamit’i göklere çıkartıp yükseltirken, sol cenah Kızıl Sultan diye anmaktadır. Abdülhamit’i bu kadar tartışma konusu yapan şey kuşkusuz devlet üzerindeki tartışmasız etkisidir. Ne kendinden önceki padişahlar, ne de kendinden sonraki padişahlar devlet üzerinde onun kadar egemen olamamışlardır.
Osmanlı Devleti’nde Almanlar vasıtasıyla ilk demiryolunu getiren Abdülhamit’tir. Ayrıca yine Osmanlı’dan bugüne kalan eğitim kurumlarının çoğu Abdülhamit zamanında yapılmıştır. (daha fazla…)
Eleştirel

Loading ...
02/11/2010
by Yener Yıldız
2 comments
Günümüzde dünya ülkeleri gelişmiş, gelişmekte olan ve az gelişmiş olarak temelde üçe ayrılıyor. Türkiye, bu sıralamada gelişmekte olan ülke kategorisinde.
>>Peki gelişmişlik denilince ne anlıyoruz?
>>Bir ülkeye gelişmiş diyebilmemiz için neler gereklidir?
Bugün dünyaya yön veren ülkelere(G-8) baktığımızda hepsinin hem kültürel olarak hem de maddesel olarak kalkındığını görürüz. Bu ülkeler için fabrika yapmak kadar tiyatro, opera binası yapmak da önemlidir. Bunların hepsi bir bütündür.
(daha fazla…)
Eleştirel

Loading ...
08/09/2010
by Yener Yıldız
1 comment
Uzun süredir medyada, sokakta ve sosyal medyada tartışması geçen referandumun oylanmasına çok az bir süre kaldı. Son zamanlarda ender görülen, yoğun bir ilgi var referanduma. Neredeyse seçimlerin bile önüne geçti diyebiliriz. Meydanlardaki coşku, sandığa yansıyacak mı bunu zaman gösterecek ama Türkiye’nin referandumu yeterince ciddiye aldığını rahatlıkla söyleyebilirim.
Türkiye, kurulduğundan beri suni bir yönetimle yönetildi. Hiç bir zaman tam anlamıyla milletin kendisini yönetmesine izin verilmedi. Milletin kendisini yönettiği dönemlerde ise bazı çevreler ülkenin uçuruma sürüklendiğini düşünüp kendilerince ülkeyi uçurumdan kurtardılar. Sonra tarih her zamanki gibi tekerrür etti ve aynı piyes yıllarca oynandı.
Bugün artık eski dönemin bir daha geri gelmeyeceği, gerçekten demokratik, farklı görüşten insanları benimseyen ve haklarını veren bir anayasa yapılacağı vaadiyle referanduma gidiyoruz. Peki gerçekten böyle bir anayasaya sahip olabilecek miyiz? Bence evet de çıksa hayır da çıksa böyle vaadedilen değişimlerin yaşandığı bir ülkeye sahip olmayacağız. Neden mi?
(daha fazla…)
Eleştirel

Loading ...
07/09/2010
by Yener Yıldız
3 comments
Son zamanlarda okuduğum en iyi biyografilerden biriydi İpek Çalışlar imzalı Halide Edib. En az Lord Kinross’un Atatürk’ü kadar güzeldi. Bazı yerlerde yavaşlamasına rağmen, sonunu oldukça merak ettiğim ender kitaplardandı. Kolaylıkla hem bir insanın hayatı, hemde bir dönemin incelemesi niyetine okunabilcek bir kitap. Eserin bu kadar güzel olmasını sağlayan şey sadece yazarın ince anlatımı değil, aynı zamanda Halide Edib’in inanılmaz yaşam öyküsüdür.
Halide Edib, yaşadığı dönem itirabiyle muazzam değişimler görmüş bir yazardır. Abdülhamit‘in demir yumruğunu vurduğu dönemden, Jön Türkler‘e oradan da Atatürk Türkiye‘sine kadar birbirinden çok farklı dönemleri yaşamıştır. Yazar olmasına rağmen, alttan alta hep siyasetle ilgilenmiş, romanlarında “Geleceğin Türkiye’sini” yazmıştır. Her ne kadar hayalindeki Türkiye, Milli Mücadele’den sonra kurulamamış olsa da o, mücadelesinde pes etmemiş, ölüm onu kollarına alana dek “Demokratik Türkiye” için çalışmıştır. (daha fazla…)
Okuduğum Kitaplar

Loading ...
25/03/2010
by Yener Yıldız
5 comments
Lord Kinross‘ un Atatürk adlı kitabı son zamanlarda okuduğum en güzel kitaplardan biridir. Bu yazıda kitabın içeriğine fazla değinmeden kitapla ilgili düşüncelerimi aktaracağım.
Kitapla ilgili ilk aklıma gelen şey akıcı olduğudur. Oldukça uzun bir kitap olduğunu göz önüne alırsak bu artının ne kadar önemli olduğunu anlayabiliriz.
Ayrıca kitap geleneksel tarih kitapları tarzından tamamen çıkarak okuyucuyu adeta bir roman okuyor havası içine sokuyor. Kısacası bir adamın ulusunu kurtarmak için yaptığı mücadelenin roman tadında aktarılması diyebiliriz.
Tabiki bu romanda, bize anlatılan resmi tarihle uyuşmayan birkaç nokta var. Hatta çoğumuza göre kabul edilemez, gerçekle alakası olamayacak iddialar da mevcut. Bu iddiaların ne kadarı doğru ne kadarı yanlış bilmek zor fakat genel olarak Atatürk’ün ne düşündüğünü, nasıl bir millet ortaya çıkarmak istediğini ve bunu nasıl başarabileceğini anlamaya çalışırsak işte o zaman Atatürk’ ün yaptıklarının amacını anlayabiliriz. Eğer hata yaptıysa, yaptığı hataların sebebini anlayabiliriz.
(daha fazla…)
Okuduğum Kitaplar