Persepolis

12345 (9 oy, ortalama: 4,78 / 5)
Loading ... Loading ...

Uzun zamandır merak ettiğim Persepolis‘i nihayet izleme fırsatı buldum. Aynı adlı çizgi romandan uyarlanan film, Marjane Satrapi adlı küçük bir kız çocuğunun, etrafındaki değişikliği sorgulaması ve aykırı hareketlerini anlatıyor. Küçük bir kızın gözünden Şah yönetimini, İran İslam Devrimi’ni, Irak-İran Savaşı’nı ve özgürlüklerin teker teker ortadan kaldırılışını görüyorsunuz.

İslam Devrimi’nden sonra sokaklarda sürekli devriye gezmektedir ve uygunsuz(!) giyinenlere ceza verilmektedir. Aristokrat ve komünist geçmişi olan bir aileden gelen Satrapi bu duruma fazla dayanamaz. Her söyleneni çiğnemeden yutan yaşıtlarının aksine o, her söyleneni sorgular ve çoğu zaman da karşı çıkar. Ailesi ise, amcası gibi tutuklanmasından (daha fazla…)

Batuhan Kendini Yaktı

12345 (10 oy, ortalama: 4,60 / 5)
Loading ... Loading ...

Türkiye genç yetenekler açısından oldukça zengin, genç yeteneklerden yıldız oyuncular yaratma konusunda da bir o kadar fakir bir ülke. Tabii ki bunun birçok sebebi var, ama bence en önemli sebep gerçekten yetenekli ve yıldız olabilecek oyuncuların belli bir seviyeye ulaştıktan sonra ulaştıkları noktayı kaldıramamalarıdır.

Yıldız bir futbolcu olmak için fiziksel özelliklerin yanında zihinsel özelliklerin de gelişmesi gerekmektedir. 3 büyükler, yıldız olma hayali ile gelip, geldiği yere geri dönen genç yeteneklerle doludur. (daha fazla…)

Tarihten Günümüze Gelen Tartışma: II. Abdülhamit

12345 (12 oy, ortalama: 4,67 / 5)
Loading ... Loading ...

II. Abdülhamit, Osmanlı Devleti’ndeki padişahların kuşkusuz hakkında en çok tartışma çıkanıdır. Ne Kanuni Sultan Süleyman, ne de Fatih Sultan Mehmet bu kadar tartışılmamış, irdelenmemiştir. Bunun nedenlerinden biri de II. Abdülhamit’in  siyasi görüşünün bugün bile karşılık bulmasıdır.

Bugün sağ cenah olarak adlandırabileceğimiz kesim Abdülhamit’i göklere çıkartıp yükseltirken, sol cenah Kızıl Sultan diye anmaktadır. Abdülhamit’i bu kadar tartışma konusu yapan şey kuşkusuz devlet üzerindeki tartışmasız etkisidir. Ne kendinden önceki padişahlar, ne de kendinden sonraki padişahlar devlet üzerinde onun kadar egemen olamamışlardır.

Osmanlı Devleti’nde Almanlar vasıtasıyla ilk demiryolunu getiren Abdülhamit’tir. Ayrıca yine Osmanlı’dan bugüne kalan eğitim kurumlarının çoğu Abdülhamit zamanında yapılmıştır. (daha fazla…)

Hangi Dünya Ülkesiyiz?

12345 (12 oy, ortalama: 4,75 / 5)
Loading ... Loading ...

Günümüzde dünya ülkeleri gelişmiş, gelişmekte olan ve az gelişmiş olarak temelde üçe ayrılıyor. Türkiye, bu sıralamada gelişmekte olan ülke kategorisinde.

>>Peki gelişmişlik denilince ne anlıyoruz?

>>Bir ülkeye gelişmiş diyebilmemiz için neler gereklidir?

Bugün dünyaya yön veren ülkelere(G-8) baktığımızda hepsinin hem kültürel olarak hem de maddesel olarak kalkındığını görürüz. Bu ülkeler için fabrika yapmak kadar tiyatro, opera binası yapmak da önemlidir. Bunların hepsi bir bütündür.

(daha fazla…)

Demokrasi Buraya Da Uğrayacak Mı?

12345 (13 oy, ortalama: 4,85 / 5)
Loading ... Loading ...

Uzun süredir medyada, sokakta ve sosyal medyada tartışması geçen referandumun oylanmasına çok az bir süre kaldı. Son zamanlarda ender görülen, yoğun bir ilgi var referanduma. Neredeyse seçimlerin bile önüne geçti diyebiliriz. Meydanlardaki coşku, sandığa yansıyacak mı bunu zaman gösterecek ama Türkiye’nin referandumu yeterince ciddiye aldığını rahatlıkla söyleyebilirim.

Türkiye, kurulduğundan beri suni bir yönetimle yönetildi. Hiç bir zaman tam anlamıyla milletin kendisini yönetmesine izin verilmedi. Milletin kendisini  yönettiği dönemlerde ise bazı çevreler ülkenin uçuruma sürüklendiğini düşünüp kendilerince ülkeyi uçurumdan kurtardılar. Sonra tarih her zamanki gibi tekerrür etti ve aynı piyes yıllarca oynandı.

Bugün artık eski dönemin bir daha geri gelmeyeceği, gerçekten demokratik, farklı görüşten insanları benimseyen ve haklarını veren bir anayasa yapılacağı vaadiyle referanduma gidiyoruz. Peki gerçekten böyle bir anayasaya sahip olabilecek miyiz? Bence evet de çıksa hayır da çıksa böyle vaadedilen değişimlerin yaşandığı bir ülkeye sahip olmayacağız. Neden mi?

(daha fazla…)

Halide Edib / İpek Çalışlar

12345 (7 oy, ortalama: 4,86 / 5)
Loading ... Loading ...

Son zamanlarda okuduğum en iyi biyografilerden biriydi İpek Çalışlar imzalı  Halide Edib. En az Lord Kinross’un Atatürk’ü kadar güzeldi. Bazı yerlerde yavaşlamasına rağmen, sonunu oldukça merak ettiğim ender kitaplardandı. Kolaylıkla hem bir insanın hayatı, hemde bir dönemin incelemesi niyetine okunabilcek bir kitap. Eserin bu kadar güzel olmasını sağlayan şey sadece yazarın ince anlatımı değil, aynı zamanda Halide Edib’in inanılmaz yaşam öyküsüdür.

Halide Edib, yaşadığı dönem itirabiyle muazzam değişimler görmüş bir yazardır. Abdülhamit‘in demir yumruğunu vurduğu dönemden, Jön Türkler‘e oradan da Atatürk Türkiye‘sine kadar birbirinden çok farklı dönemleri yaşamıştır. Yazar olmasına rağmen, alttan alta hep siyasetle ilgilenmiş, romanlarında “Geleceğin Türkiye’sini” yazmıştır. Her ne kadar hayalindeki Türkiye, Milli Mücadele’den sonra kurulamamış olsa da o, mücadelesinde pes etmemiş, ölüm onu kollarına alana dek “Demokratik Türkiye” için çalışmıştır. (daha fazla…)

Filistin’in Dünyaya Verdiği Ders

12345 (3 oy, ortalama: 4,67 / 5)
Loading ... Loading ...

21. yüzyılda artık birçok ülkede insan hakları yerleşmiş bir kavramdır. Belki geri kalmış ülkeler arasında fazla yaygın değilse de bu ülkeler de batı tarafından demokratikleştirilmektedir(!) Bu süreçte batılı devletler öğretmen, doğulu devletler öğrenci rolünü almışlardır. Ama bazı durumlarda öğrenciler de öğretmenlerine ders verebilir.

Yeri geldiğinde dağdaki teröristi bombalayan Türkiye’ye “İtidalli olun, Irak’ın egemenlik hakkına saygı gösterin, sivil kayıplar konusunda endişeliyiz” diyen Avrupa, nedense dağı-taşı değil de koskoca bir şehrin merkezini bombalayan İsrail’e aynı “itidalli olun” çağrısını yapamıyor. Filistin’in egemenlik hakkına gelince ise “Hamas terörist bir örgüt ve Filistinliler Hamas’ı seçti. O zaman sonuçlarına da katlanırlar. Biz Filistinlileri değil Hamas’ı hedef alıyoruz.” diyor İsrail.  Tamam da teröristle bile savaşmanın bir adabı vardır. Hamas Gazze’ye konuşlandı diye koskoca Gazze’ye ambargo uygulamak Hitlerin, Yahudiler zehir saçıyor, bu yüzden gettolarda tutulmaları lazım” demesi ile aynı. (daha fazla…)

Yolumuz Haiti, Yükümüz İnsanlık!

12345 (4 oy, ortalama: 4,50 / 5)
Loading ... Loading ...

Haiti’de deprem oldu, birçok kişi yaşamını yitirdi. Yaşamına devam edenler ise uzun süre açlık ve konaklama gibi sorunlarla boğuşmak zorunda kaldı. Bütün dünyanın olmasa da, birçok ülkenin yardımını aldı Haiti. Maalesef bütün yardımlara rağmen Haiti halkının bir nebze olsun rahatlaması epey zaman aldı/alıyor.

Bunun nedenlerinden biri de elbette yardımların Haiti’ye geç ulaşmasıydı. Bütün dünya, bir parça ekmek için izdiham yaşayan topluluğun görüntülerini gördü. İnsan olanların yüreği burkuldu. Fakat bazı yürekler vardı ki onlar çok da burukluk yaşamadılar. Belki de yaşadılar, -önyargılı olmamak lazım- ama fiiliyata geçiremediler besbelli. Petrol zengini birçok Arap ülkesi maalesef yeterince duyarlı davran(a)madı bu felakete. Yeri geldiğinde -Filistin meselesi- haklı olarak bütün dünyaya insanlık dersi veren bu ülkeler konu Araplar ya da İslam olmadığı sürece nedense pek sessiz kalıyorlar.

Bugünlerde çok ironik bir olay yaşıyoruz. Beğenmedikleri, acımasızlıkla ve ikiyüzlülükle suçladıkları batı devletleri¹, Gazze‘ye insani yardım götüren bir deniz filosuna yardım ediyor. Çünkü onlarda, bu bağnaz insanların anlayamadığı bir şey var. Onlar insana, sadece insan olarak bakıyorlar. Felaketi yaşayan insanların müslüman, hristiyan, musevi yada budist olmaları onları ilgilendirmiyor. (daha fazla…)